2015 Retrospektif

Bir türlü düzenli bir blog yazarı olamayan ben (düzenliyi bırakın, toplam yazı sayım 10 u geçmiyor henüz 🙁 ) 2016 ile birlikte şeytanın bacağını kırıp olabildiğince blog yazmaya karar verdim. Amma velakin gelin görün ki 2015 in özeti olarak düşündüğüm şu yazıyı bile 18 Şubat’ta bitirebiliyorum. Moral bozmak yok bu blog yazılacak!

Her yeni yıla girerken insan ister istemez yılı şöyle bir gözünden geçiyor, ben de aynı şekilde 2015 in benim için nasıl geçtiğini düşünürken bunu bir blog yazısı olarak yazmaya karar verdim. Aslında 2015 denildiğinde kendimi -sevdiğim işleri yapmama rağmen- hep yorgun, telaşlı, panik ve “yapamıyorum” galiba modunda görüyorum. 2016’da ki ilk hedefim bu modumdan sıyrılıp daha enerjik ve mutlu şekilde ilerlemek olacak aslında.

Velhasıl retrospektif tadında bir yazı olmasını istediğim için geçen sene iyi yaptığımı düşündüğüm maddeleri şöyle gruplandırabildim :

Topluluk :

2015 öncesinde de biraz aktif olduğum GDG İstanbul ve WomenTechMakers Istanbul topluluklarına bu sene içinde daha fazla vakit ayırabildim ve de dönüp baktığımda çoğu mutlu ve eğlenceli anlarımın böyle topluluklarda geçtiğini fark ettim. Tamamı gönüllülerden oluşan, birşeyler öğrenmek, paylaşmak için bir araya gelen ve birbirinden tamamen alakasız insanlarla farklı şeyler öğrenmek, farklı bakış açıları, farklı çalışma şekilleri görmek bence harika! GDG Istanbul’un hem insan ilişkileri açısından hem de teknik açıdan bana çok şey kattığını düşünüyorum. Elimden geldiğince bu sene boyunca da arkadaşlarımla etkinlikler yürütmek istiyorum.

Aylık etkinlik organizasyonlarında çok etkin olmadığımdan benim için

*   Anita Borg Doğum Günü Etkinlikleri

*   WomenTechMakers İstanbul 2015

*   DevFest İstanbul 2015

*   Ada Lovelace Day etkinliklerinin organizasyonunda bulunmuşum.

Özellikle büyük çaplı etkinliklerin hazırlıkları çok daha yorucu ve detaylı oluyor. Aslında bununla ilgili de bir blog yazmayı düşünmüştüm zamanında ama tabiki olmadı 🙁

Yine GDG topluluğunda olmanın getirdiği bir avantaj olarak deneyimlerine yenisini kattım ve de bir kitap yazma macerasına dahil oldum. GDG Türkiye ekibinden gönüllü arkadaşlar ile “Android Mutfağından Seçmeler” isimli android platformunun bazı ilginç alt başlıkları hakkında bölümler yazdık. Ben de geçen sene oldukça ilgilendiğim birim test (unit test) hakkında bir bölüm yazarak, kitaba dahil oldum. Bu da benim için değişik bir tecrübeydi, bir blog bile yazamayan ben kitap yazmaya kalkıştım. Tabiki önceden sözü verilmiş tarihler nedeniyle elimden geldiğince yetiştirmeye çalıştım ve yazdığımız kitap ilk kez Android Developer Days etkinliğinde satışa çıktı. Yazarlarından olduğum için bana da birkaç tane fazla hediye edildi tabi, anı olarak hep saklayacağım sanırım.

Konuşmalar :

Açıkcası etkinliklerde konuşma hevesim her zaman vardı. Sonuçta çıkıp herkesi kendine hayran bırakan konuşmalar yapabilmeyi kim istemez! Fakat DevFest Women 2014 öncesinde hiç bir girişimim olmamıştı. O zamanlar GDG ekibinde değildim ve bu etkinliğinin duyurularında sadece kadınların konuşacağını görünce birden cesaretlenip konuşmacı olarak başvurdum ve de kabul edildim. Eğer bir yerlerden bulup izlerseniz (tabiki burda link vermeyeceğim 🙂 ) 20dk-tek nefes-titreyen ses üçlüsünde “master degree” olduğumu görürsünüz. Benim için tam bir felaketti fakat bunun üzerine çalışmam gerektiğini çok net bir şekilde görmüştüm.

2015 içinde işimin müsaade ettiği tüm etkinliklere konuşmacı başvurusu gönderdim ve de küçük sayılmayacak etkinliklerde konuştum. Toplamda 10 tane konuşma yapmışım ve hala yeterince iyi olmadığımı bilerek söylüyorum ki : artık konuşma sırasında kendimi daha rahat ve iyi hissediyorum. Bu işin pratikle ve bol bol deneyimleyerek olduğunu böylelikle öğrenmiş oldum.

*   Anita Borg Doğum Günü Etkinlikleri,

*   Voxxed Days Istanbul , WebRTC on Mobile

*   Android Developer Days, WebRTC on Mobile

*   Droidcon Berlin , Unit testing on Android

*   DevFest Ukraine, WebRTC on Mobile

*   DevFest Istanbul, WebRTC on Mobile

*   DevFest Trabzon, WebRTC on Mobile

*   N11 DevTalks , WebRTC on Mobile

*   Ada Lovelace Day,  Ada Lovelace – Yes we can!

*   Google Developer Summit, Android Testing Codelab

Özellikle Droidcon Berlin’den kabul alınca aşırı heyecanlanmıştım, daha önce yurtdışında herhangi bir etkinlikte 40 dk’lık bir konuşma yapmamıştım, bir de ingilizce! Ama ilkini yapınca emin olun diğerlerini daha kolay yapıyorsunuz. Kendine güveniniz artıyor ve de uluslararası bir etkinlikte konuşunca başka etkinliklerden de davet almaya başlıyorsunuz. Domino taşı gibi devam ediyor gerisi 🙂

Sonuçta bu güne geldiğimizde hem etkinliklerde yaptığım konuşmalar hem de işim gereği iş partnerlerimize ya da üst yönetime yaptığımız sunumlarla konuşmacı olarak daha iyi bir noktada olduğumu görüyorum. Konuşmalara hazırlanmak, birşeyler anlatmak, gittiğim yerlerde tanıştığım yeni insanlar, konuşma bitince duyduğum o mutluluk ve haz, benim daha motive ve mutlu çalışmamı sağlıyor. Bu nedenle bu sene de katılabildiğim tüm etkinliklerde konuşabilmek istiyorum 🙂

Yüksek Lisans :

2015 Ocak itibari ile artık bir Boğaziçi Üniversitesi yazılım mühendisliği öğrencisiyim ve başladığım günden itibaren herkes neden yüksek lisans yapıyorsun ki diye soruyor. Sonuçta askerlik derdim yok değil mi ? Cevap şu : kişisel tatmin.

Şuan programdaki 3. dönemim ve bu dönem sonunda tez ya da proje kararı verip program için son döneme gireceğim. Daha önce yüksek lisans yapan arkadaşlarım “çok yoruluyorum, çok ödev veriyorlar” diye yakınırken planlı çalışmadıkları için böyle olduklarını savunuyordum ama kendim yaşadım gördüm ki çalışırken gerçekten çok zor 🙁 Bir de ben programı tavsiye edilen ders sayıları ile aldığım için daha da yoğun geçiyor. Geçen dönem 5 dersim vardı mesela ve her akşam okulda olmak durumundaydım. Bir de bunun üstüne etkinlikleri ekleyince cidden yorucu oldu ama ben sonuçtan memnunum. Şuan için başarılı gittiğimi düşünüyorum.

Bir de lisanstan çok farklı olarak, üniversitede vakit geçirmekten oldukça mutlu oluyorum. Haftasonlarında, boş zamanlarımda üniversiteye gidip o ortamda olmak beni mutlu ediyor. Ve zaman zaman keşke lisans dönemimi daha iyi geçirseydim diye de düşünmüyor değilim.

Peki ; gelelim iş, okul, etkinlikler derken neleri istediğim kadar yapamadıklarıma :

Blog :

Yazının pek çok yerinde de bahsettiğim gibi blog konusunda hiç bir zaman hedefime ulaşamadım. Geçen sene içinde 865766345245 kere denemiş olup bir türlü tamamlayamadığım taslak yazılarım var. Bu seneki en büyük hedeflerimden biri de düzenli blog yazmak. Bunun için de kendime haftada 1 yazı ve yıl sonunda minimum 52 yazı şeklinde bir hedef koydum. Bakalım, ne kadarını başaracağım, ara ara durumla ilgili yazmayı da planlıyorum.

Kültürel Etkinlikler :

Kültürel olarak en zayıf yılımı geçirmişimdir herhalde (tabi normalde hep kültürel aktivitelerdeyimdir 😛 ) Şaka bir yana ciddi manada izlediğim film, okuduğum kitap sayısında aşırı bir düşme olmuş. Ama en azından sezondaki çoğu tiyatro oyununu görebildim olley !

Arkadaşlar, İlişkiler :

Aslında dönüp baktığımda en pişman olduğum nokta burası, gerek aileme gerekse arkadaşlarıma yeterince vakit ayırabildiğimi düşünmüyorum. Zaten zamanımın çoğunu kapsayan iş, işten arta kalan zamanlarda okul ve etkinlikler derken bir baktım sevdiklerime vakit ayıramıyorum. Bazen haklı yakınmalarını duyunca insan daha da üzülüyor tabi, bu sene daha dengeli olacağım inşallah 🙂

“Ee Buşra sen de herşeyi yapmak istiyorsun” diyesiniz gelmiştir belki, evet hepsini yapmak istiyorum ama yorucu ve zor olduğunu da biliyorum. Bu senenin bana kattığı en önemli şey : “verimli, üretken ve zamanında çalışmanın önemi” oldu. Bunu çok iyi başarabilmiş değilim ama yavaş yavaş kendimce bir düzen oturtmaya çalışıyorum.

Bakalım bu sene neler getirecek 🙂

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer